sözlük yazarlarının lise anıları

en beğenilenler : tümünü sırala
/ 1
  1. Konferans salonunda birkaç sınıf toplanıp semun adlı inli cinli filmi izlemiştik. Ne garip bi gündü o gün.
    1. 4 metre yüksekliğinde cezaevi duvarindan bozma okul duvarindan atlamak suretiyle okuldan firar etmek. pendikli olan varsa bilir gülizar zeki obdan lisesinin yola bakan köse duvari
      1. Sınıf öğretmeni, aynı zamanda analitik geometri öğretmenimizdi. biraz saf, heyecanlı, aklı bir karış havada, ciddiye alınmayan bir tipti.

        bizim lise 1890 yılında okul haline gelmiş çok eski bir bina idi. taş bina derler, Kütahya lisesi. camın önündeki pervazlar (çıkıntı) da geniştir, otur tavla oyna o derece.

        Analitik geometri dersinde iki arkadaş o pervazlara oturup (hocanın masasından baktığında asla görülmez ) camın dibinde sigara içmiştik.
        1. Lisede yine satranc trnuvasinda 2. Olmuştum... İste tören de bizede madalyalar veriliyor fln. Bide ergenligin zirvelerinde ki dönemler... 1. y le , 3. Ye okulun iki tane taş mı taş bayan hocasi vardi bedenciler onlar vermişti odullerini onlar "opmuştu " ,, Bende diyorum bana da bi taş gelir herhalde fln..sonrasi ;
          +Simdi ikinci olan Eren B. ye madalyasini vermek üzere okulumuz din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni Mustafa A. Yi davet ediyorum...

          Anlayamazsiniz !
          1. lise 2... önceki sene atıldığım -ki çok uzunca bir hikaye- lisede kız arkadaşımı bırakıp istanbul'a geldim. iki hafta geçti, üç hafta geçti, içim içimi yiyor. gitmem lazım. öyle bir özlemişim ki tarif edilemez.

            o dönem de okula yeni geldiğim için cemaatin abileri peşimde. yanlarında kalan ilkokuldan tanıdığım bir iki çocuk vasıtasıyla bana ulaştılar. bir haftasonu gel, kalırız ayakları falan. tabi bende bir aydınlanma oldu. zaten istanbul'a geldiğimden beri bolu'ya gitmek için para biriktiriyordum. aileme durumu anlatıp hafta sonu için izin aldım.

            uzatmayayım, topuklarım götüme vura vura bolu'ya vardım. içim içime sığmıyor tabi, ama romantik de erkeğim ya, akşama kadar bekleyeceğim kızı. akşama kadar bekledim. okul çıkışlarında arkadaşlarla beraber gittiğimiz bir kafe vardı, oraya oturup beklemeye başladım. ama nasılım biliyor musun, içim içime sığmıyor. onu görmek, sarılmak, doya doya öpmek...

            ben bu ruh halindeyken bu bir çocukla beraber geldi. çocuk yerli, okuldan tanımıyorum. bir süre karşılıklı oturup gülüştüler falan. ben kurşun gibi saplandım olduğum yere. ilk defa aldatılıyorum kolay mı. hareket edemiyorum, tepkisizim. sonra çocuk benimkinin yanına oturdu. öpüşmeye başladılar. nefesim kesiliyor sandım ama hayır, bildiğin nefes alıyordum. üstelik öyle canımı yakıyordu ki aldığım nefes, acıdan başım dönüyor, midem bulanıyordu. ani bir refleksle ayağa kalktım. masaya yönelip adını söyledim. sinirliydim, o an ikisini de öldürebilirdim. ama o korkmuş, ürkek ve pişman -öyle olduğunu sanıyordum- gözleriyle bana bakınca bütün sinirim geçti. yerini acıma aldı, kendime acıma.

            o kafeden nasıl çıktım, hesabı ne ara ödedim hatırlamıyorum. kafam yerine geldiğinde saat sabaha karşı üç gibiydi. cici taksi derler bir yer var boluda, orada otoyolun kenarında oturuyordum. telefonda altı cevapsız çağrı on yedi mesaj vardı, hepsi ondan. o geceyi o soğukta tamamlayıp ilk arabayla istanbul'a döndüm.

            bu arada, kız ağzımdan girdi burnumdan çıktı kendini affettirdi. ben de iki ay sonra okul gezisi diye tekrar kaçıp onu görmeye gittim. ve ne tesadüf, yine aldatıldığımı keşfettim.*

            neyse, bu da başka zamanın konusu olsun.*
            1. beden eğitimi dersi hocası ile okulun çatısına işedik.
              1. 12. sınıftayız, sayısalcı adamın ne işi var edebiyatla tarihle diyerek sevgilim ve ben 2 kafadar ne etsek de soruları çalsak diye düşünürken bilgisayardan anlayan bizimki gitmiş öğretmenler odasına 'takılan flashı kopyalayan program' (bu ne anasını ismi yok mu demeyin programcılığın b'sinden anlamam) kurmuş.
                sonuç: 12. sınıf yazılı dönemi hiçbir sözel sınava çalışılmamıştır.
                not: yakalandı bizimki ama bi şeycik olmadı.
                1. lise 2 geometri dersiydi, hoca tahtaya soruları yazdı sınıfla birlikte çözüyordu, bende o sıralar defterime bir şeyler karalıyordum. hoca geldi ne yapıyorsun oğlum sen dersi dinlemiyor musun? not alıyor musun, ne yazdın bakayım dedi, ne kadar çeksemde defteri zorla baktı. defterde "işte sorular işte cevapları ama yok ki bir anlamı anlamadıktan sonra onları" diye yazmışım, hoca bunu gördü ve sesini çıkarmadan sıramdan uzaklaştı. bu da böyle bir anımdır.
                  1. nüfusumuz az olduğu için sıra değil sandalyelerde oturuyoruz. u düzeni var sınıfta ben de merkezdeyim. neyse hoca geldi sınıfa. selamlaşma merasimini bitirdik oturacağız. oturacağımda bir türlü kıçım sandalyeyi bulamıyor. neo'nun kurşunlar isabet etmesin diye yere paralel uzanması misali benim de yere yapışmama 10 cm kalmış hala anlam veremiyorum. en son raddede bıraktım kendimi yere. solumdaki arkadaşıma "neden bu hainlik?" bakışı attım ama ne göreyim! onun da yüzünde dehşet ifadesi ve elleri yanaklarında. anladım ki sağımdan vurmuşlar beni. sağa bir baktım arkadaş hala sandalyemi çekiyor. en sonunda yanında beni göremeyince yere baktı da fark etti. onun yüzünden düşüşüm yarım saat sürdü. tabii merkezdeyim herkes gördü düşüşümü. hoca da durur mu! yapıştırdı "ayarsızlar" sıfatını.

                    bu da böyle bir anımızdı.
                    1. okul tuvaletinde duvarlara kadar sıçan donunu da bok öbeğinin içinde bırakan kişiyi bulmamız için müdür yardımcısının asla öğrenemediğimiz bir sebeple "gidin bulun bana o pezevengi (evet pezevenk dedi) bulamazsanız size temizletirim" diyerekten bizi görevlendirmesi bizim de huşu içerisinde kaderimize boyun eğmemiz ve şüphelendiğimiz çocuğun (hep pastırma yerdi ve midesi mütemadiyen bozuktu) çaktırmadan(nasıl olacaksa) donu üstünde mi diye kontrol etmeye çalışmamız beceremeyince de "oğlum herkesin başına gelebilir kim bazen yanlışlıkla duvara sıçmaz ki?" diye itiraf ettirmeye çalışmamız ve bizim büyük çaresizliğimiz.okurken mideniz kalktı değil mi? biz böyle günlerden geçtik beheey.
                      1. lise sondayken vizyona giren "sınav" filmine gitmek üzere okuldan kaçarken dersimizin olduğu hocaya yakalanınca
                        -oğlum nereye
                        -sınavaa hocam
                        -hay ben bu dershanelerin yapacağı işe, bu saate sınav mı konur
                        -sormayın hocam ya gidelim biz geç kalmayalım
                        -oğlum kaç kişi gidiyorsunuz isimlerinizi yazında yok yazmayım
                        -tamam hocam
                        deyip sınıftan 3-5 kişiyi daha alıp daha kalabalık şekilde yalan söylemeden izinli sinemaya gitmiş olmak.
                        1. okul saatleri içinde tuvalet sınıf bodrum neresi varsa sevişmem,okula bıçak getirip birilerini tehdit etmem, maça gideceğim gün meşale getirmem ve o gün arama olması ve bunlara rağmen asla yakalanmamam, okuldan iki kişinin ise gece vakti bahçede alkol içerken yakalanıp okuldan atılması. hala daha koruyucu auram olduğuna inanırım.
                          1. lise 3. sınıf. okulda bulunan tek kızlar tuvaletinin florasan lambasının bozulması ve okulda bulunan az sayıdaki, sınıfta bulunan iki kızdan biri olarak lambanın tamirinin bana kitlenmesi, benim de balastı değiştirip tamiri tamamlamam.
                            evet çok saçma *
                            1. lise 3.siniftayim çok çatlak bir kimya hocamız vardı bi gun beni tahtaya soru çözdurmek için kaldırdı tahtada da bir önceki sorudan kalan işlemler vardı onları sil de öyle yaz dedi tamam hocam dedim silgiyi arıyorum bi baktım ki tahtanın yukarısına koymuşlar e benim boy da bi buçuk zaten hocaya hocam boyum yetişmiyor bakışı yaptim hoca da görünen köy kılavuz istemez bakışı yakarak tahtaya doğru geldi ben silgiyi alıp bana verecek sanarken hoca tam kollarımdan tuttu portatif bir esyaymişcasina beni yukari kaldırdı ve silgiyi aldırdı herkes şok içinde tahtaya bakıyor kaçıranlar ve tekrar izlemek isteyenler ise bu anın bir daha yaşanmayacağına üzülüyorlardı
                              1. son ders zili çaldıktan 20 dk sonra boş bir sınıfta uyanıp sınıfta unutulan şemsiyeleri okulun önündeki ağacın dallarına fırlatıp kulp kısımlarından asmaya çalışmıştım 2/2 yapıp büyük rahatlama hissi eşliğinde eve gittim. şemsiyelerden biri cuma günü istiklal marşı sırasında 8.sınıflardan bir çocuğun başına düşmüştü. (şükür ki dik düşmedi )
                              / 1